19 Ekim 2009 Pazartesi

BİLMECELER


Bilmece, Türk Folklorunda önemli bir yer işgal eder. Türkiye’nin her "bölgesinin kendine has bilmeceleri olduğu gibi herkesçe bilinen böl­geler arası bilmeceler de vardır. Bölge bilmeceleri, o bölgenin dil, coğrafi durum, iklim, gelenekler ve halkın muhayyilesinde silinmeyen Türk Kül­türünün tesirleriyle ortaya çıkar. Bazı bilmeceler, (bilmece olarak soru­lanlar ise, her bölgede aynı özelliklere sahip oldukları için, birer böl­ge bilmecesi olmaktan çıkıp bölgeler arası bilmeceler haline gelirler.
Bilmeceler üzerine, "bilgim yoktur" veya "hiç bir tane bilmiyorum" diyen çıkmaz. Her neslin küçükleri, bilmeceleri, nenelerinden, dedelerinden, ana, baba veya diğer akrabalarından duyarak öğrenirler. Bazı toplantılar­da veya topluluklarda eğlence olsun diye söylendiği de olur. Bu gibi an­larda bilmediğimiz bir sürü bilmeceler ile karşılaşır, öğreniriz.
Türk Kültürünün zenginliğinden gelen bir özellikle olması ge­rekir ki, her şey hakkında bir bilmece vardır. Hatta bazıları hakkında bir­den fazladır. Yıllar önce Tarsus ilçesinin Çiçekli köyünden topladığım bilmeceleri altı bölümde düzenledim:

1- Tabiat ve tabiat olayları ile ilgili bilmeceler.
2- İnsan ve insan uzuvları ile ilgili bilmeceler.
3- Hayvanlar ve onların ürünleri ile ilgili bilmeceler.
4- Bitki ile ilgili bilmeceler.
5- Manevi unsurlar ve diğer bilmeceler.
6- Eşyalar ile ilgili bilmeceler.
1- TABİAT VE TABİAT OLAYLARI İLE İGİLİ BİLMECELER

1) Ay.

Dam üstünde yarım çörek.

2) Ay.

Nar tanesi, nur tanesi,
Dünyamızın bir tanesi.

3) Ay.

Gökte açık pencere,
Kalaylı bir tencere.

4) Buz.

Saçaktan süngü sarkar.
5) Dalga.

Deniz üstünde yufka açar.


6) Deniz – ölüm

Köprü kurulmaz
Çare bulunmaz.


7) Denize direk, yumurtaya kulp, göğe direk.

Bizim bahçeye bir karga geldi, gak dedi, guk dedi,
Bu dünyada üç türlü şey yok dedi.


8) Dolu.

Mini mini kuşlar,
Damları taşlar.


9) Gece-Gündüz.

İki arkadaş, birbirini kovalar.


10) Gökyüzü.

Mavi atlas
İğne batmaz
Makas kesmez
Terzi biçmez.


11) Gökyüzü.

Bir çarşafım var, dünyayı kaplar,


12) Gök – yıldız - ay.

Ah minare, minare
Bin bir çiçek bir lale


13) Gök – yer – yıldız - ay

Min, min, minare
Altı, üstü dinare
Bin bir çiçek bir lale.


14) Güneş.

Çalman içine çatırdamadan girer.


15) Güneş.

Suya düşer ıslanmaz.


16) Güneş.

Yerde gezer izi yok,
Havada uçar sesi yok,
Canı var, kanı yok.


17) Güneş-ölüm

Suya düşse paslanmaz,
Etini kessem seslenmez.


18) Kar

Şekere benzer, tadı yok,
Gökte uçar, kanadı yok.

19) Kar.

Adana'dan pamuk gelmiş, alayım dedim, suyu çıktı.


20- Kar

İplik, iplik dökülür,
Yere düşer sökülür.
Dinlemez gönül, hatır,
O herkesi ıslatır.


21) Rüzgâr.

Elsiz ayaksız kapı açılır.


22) Rüzgâr,

Yengemin etekleri,
Süpürür hendekleri.


23) Sel.

Dağdan gelir,
Taştan gelir,
Bir kükremiş
Aslan gelir.


24- Su.

Yeraltında kasan kaynar


25) Şimşek.

Minareden attım kılıcı,
Gökten çıktı bir ucu.


26) Şimşek.

Buradan vurdum kılıcı,
Halep’te oynadı bin ucu.


27) Yağmur.

Dam üstünde takur, tukur,
Yandım kızlar halı dokur.


28) Yıldız.

Benim bir şeyim var, hiç sayılmaz.


29) Yıldız.

Dam üstüne darı saçtım,
Sayamadım eve kaçtım.


30) Yıldız.

Akşam yayarım,
Sabah toplarım.


31) Yıldız.

Biz, biz idik.
Yüz bin tane kız idik,
Gece oldu dizildik,
Gündüz oldu silindik.


İNSAN VE İNSAN UZUVLARI İLE İLGİLİ BİLMECELER


32) Ağız-dil.

Altı mermer,
Üstü mermer,
İçinde bülbül öter.


33) Ağız-dil.

Altı mermer, üstü mermer,
İçinde bir gelin oynar.


34) Ağız-dil.

Altı perçin, üstü perçin,
İçinde şah güvercin.


35) Ağız,diş

Mini, mini fincan,
İçi dolu mercan.


36) Baş. (Kafa ve göz, ağız, kulak, burun)

Yedi delikli tokmak,
Bunu bilmeyen ahmak.


37) Burun.

İki dereden sel gelir, beş kardeş karşılar


38) Cenaze.

Yeraltında kitli sandık.


39) Çiftçi-öküzleri.

On bacaklı, üç canlı.


40) Dil.

Altı mermer, üstü mermer,
İçinde bir garip öter.


41) Dilsiz, sağır (Ağraz).

Dili var söyleyemez,
Kulağı var dinleyemez


42) Diş.

Biz, biz idik,
Otuz iki kız idik.
Ezildik, büzüldük,
İki duvara dizildik.


43) Diş.

Sıra sıra söğütler
Birbirini öğütler.


44) Göz.

Ufacıcık mezar,
Dünyayı gezer.


45) Göz.

Karanlıkta oturur,
Kendini küle batırır


46) Göz.

Altı perçin, üstü perçin,
İçinde şah güvercin.


47) Kız.

Varsa, var, var getir,
Yoksa yalvar getir.
Ellenmemiş nar getir,
Koklanmamış gül getir


43) Kulak.

Kalede kalbur asılı,
İçinde helva basılı.


49) Kulak.

İki kaşık,
Duvarda yapışık


50) Kulak

Etten kantar,
Kırlenti tartar.


51) Ses.

Dereden dereye gölge geçer.


52) Uyku.

Alt hilidi, hilidi,
Aşağı kapının kilidi.
Yatsıdan sonra gelen kim idi?


53) Uyku.

Çarşıdan alınmaz,
Mendile konulmaz,
Ondan tatlı bir şey olmaz.


54) Yüz, kulak

Bir kafada yüz, kulak.



3- HAYVANLAR VE ONLARIN ÜRÜNLERİ İLE İLGİLİ BİLMECELER


55) Arı.

Bir acayip nesne gördüm,
Gökte uçar izi yok.
Sütü helal, eti haram,
Kestim baktım, kanı yok.


56) Arı.
Havada uçar, izi belli değil,
Arapça söyler, sözü belli değil.


57) Arı.

Bir kuş kondu, dilsiz dudaksız.


58) Arı, kovan, bal.

Sayısı sayılmaz,
Yuvası bozulmaz,
Ondan lezzetli
Bir şey olmaz.


59) Arı balı.

Gözenek, gözenek gözleri var,
Beyler yanında sözleri var.


60) Balık.

Gidi gidiver,
O kediyi tutuver,
Ne güzel eti var,
Püsküllü de kuyruğu var.

61) Balık.

Suda Süleyman.


62) Ciğer.

Altı kara, üstü beyaz, ortası düdük, biz onu yedik


63) Ciğer.

Boğazı düdük gibi,
Biz onu yedik, ödük gibi.



64) Dondurma.

Bilmece, bildirmece,
Dil üstünde kaydırmaca.


65) Fare.

Yerden alır, gökte yer.


66) Hindi.

Ma, ma bacaklı
Ma diğer bacaklı
Törpü yüzlü
Göven gözlü


67) Karga.

Yediği gelmez akla
Ne kutudur, ne bakla.


68- Kaplumbağa.

Altı tahta,
Üstü tahta.
İçinde bir
Kara softa.

69) Kaplumbağa.

Altı mermer
Üstü mermer
İçinde bir
Kanlı Ömer.


70- Kaplumbağa,

Altı tahta,
Üstü tahta.
İçinde bir,
Kanlı sahte.


71) Kaplumbağa.

Karşıdan, baktım, bir kara taş,
Yanına gittim bir kara baş.


72) Karınca.

Ata tay mata tay
İnce belli kara tay.


73) Karınca.

Yer altında kaynar kazan


74) Karınca.

Yol üstünde kara ip.


75) Karınca.

Bin kardeş bir eve girdi.


76) Karınca.

Karşıdan baletim bir tane
Yanana vardım bin tane.


77) Keçi boku.

Sandık açılır
Leblebi saçılır


78) Kedi.

Gelişi aslan gibi
Duruşu aslan gibi,
Yayılışı hasır gibi
Sürünür esir gibi.


79) Kedi.

Ocaklıktan sarkıttım,
Mahmut ağayı korkuttum

80- Kedi.

Yüklük üstünde kıllı yumak.


81) Keklik

Alaca, belece,
Kaldırıverdim yamaca


82) Kelebek.

Derede tin, tin, tepede tin, tin,
İliksiz, kemiksiz tin, tin.

83) Kelebek.

Kanadı var kuş değil,
Boynuzu var koç değil.
Keçi değil, koyun değil,
Hiç değil.


84) Kırlangıç.

Kara kaşık,
Duvara yapışık.


85) Koza (İpekböceği).

Arabalar takır, takır,
Babam neden fakir,
İpek ipliğinden halı dokur.


86) Kurbağa.

Metel, metel met atar,
Oturmuş bakla satar.
İnsanın gözüne
Çıldır çıldır bakar.


87) Kurbağa.

Dağda rak, rak
Suda vak, vak
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.

88) Kuş.

Karşıdan baktım birçok,
Yanına vardım hiç yok.


89) Leylek

İki çubuk makas,
Hokkabaz mı hokkabaz.


90) Leylek.

Sap üstünde beyaz tüyler


91) Nünük.

Canı var, kanı yok


92- Ördek.

Suya düşer ıslanmaz,
Yere düşer paslanmaz


95- Pire.

Karadır katran değil,
Hoplar ama şeytan değil.

94- Salyangoz.

İki yıldız, Gözleri boynuz.

95) Salyangoz.

Çama, semerli eşek çıkar

96) Sıçan.

Kuyruklu kumbara,
Ekin taşır ambara.

97) Sıçan.

Tin, tin yürürsün,
Samur kürkü sürürsün.
Sen bir hanımsın,
Niye yaya yürürsün.

98) Sincap.

Daldan dala,
Kırmızı pala.

99- Sinek.

Şip, şip kaşık,
Duvara yapışık

100- Sümüklü böcek (salyangoz)

Semeri var eşek değil,
Ağaca çıkar insan değil,
Yazı yazar, kâtip değil.


101- Tavşan.

Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.

102) Tavşan.

Git, git, gidiver,
Şu kediyi tutuver,
Ne tatlı eti var,
Püsküllüce kıçı var.

103- Tavşan.

Daldan dala,
Kırmızı pala.

104) Tavşan

Fil firik.
Boynu yirik


105) Tavuk.

Pırıl, pırıl, pırıldar,
Karanlıkta fenerler.
Ömürleri kısadır.

106) Tavuk.

Adı bülbül, sarı sümbül.

107) Tavuk

Sen gidersin, o gider,
Yok onda kaygu keder,
Gündüz onun dostudur;
Gece, onu yok eder.


108) Tavuk.

Kanadı var uçamaz,
Deryalara kaçamaz,
Küçük bir evi var;
Kapısını açamaz


109) Tavuk, horoz.

Kavgadır, galebedir,
Kâhyalar birikmiş, muharebedir
Kürkün devre giyinmiş,
Sakalı iki paredir.

110) Yağ.

Elemez, melemez,
Ocak başına gelemez.

111) Yılan.

Değirmende gök kamış,
Allah, buna bakmamış,
Boynuz kulak takmamış.


112) Yılan.

Yer altında yağlı kayış.


113) Yumurta.

Mini, mini, min taşı,
İçinde beyler aşı,
Pişirirsen aş olur,
Pişirmezsen kuş olur.


114) Yumurta.

Ak saray içinde sarı sultan oturur,
Bunu bilen ölümden kurtulur.


115) Yumurta.

Benim bir kutum var,
İki çeşit otum var.


116- Yumurta.

Hastaya versen canlanır,
Arzu etsen kanlanır.



4 - BİTKİLERLE İLGİLİ BİLMECELER


117) Ağaç.

Uzun, uzun, uz yatar,
Oğlu, kızı düz yatar
Abdala ad takarlar,
Uzun boylusu olur.


118- Ayçiçeği (Güne bakan).

Karşısından baktım ay doğdu
Onu görenler oldu,
Anası kundaktayken,
Kızının kızı oldu.

119) Ayçiçeği.

Çıtır, çıtır yenir,
Buna eğlence denir.


120) Ayva.

Sarı kız sarkıp durur,
Düşeceğim diye korkup durur.


121) Ayva.

Dalda sarı tavuk yatar,
Dal kırılır, yerde yatar.


122) Bağ.

Anası yayvan kadın,
Babası büklüm hoca,
Oğlu sepette gezer,
Kızı gayetçe güzel.


123) Biber.
Yeni gelinin fesi
Acı gelir nefesi.


124) Biber.

Aldım yaktı
Attım yaktı.

125) Börek (ıspanaklı).

Ötesi bayır, berisi bayır,
İçinde bir yeşil çayır.

127) Buğday.

Umutlar, umutlar,
Gökyüzünde bulutlar,
Kurna, kurna su içer,
Boynuzundan yumurtlar.


128) Ceviz.

Ağaç üstünde kitli sandık.

129) Ceviz.

Kuru dalda kız oturur,
Eskisini çıkarmış, çıplak oturur.


130) Çam sakızı.

Gök öküz göğe bakar,
Ağzından ayran akar.


131) Çay,

Soksam köpürür,
Çeksem köpürür.


132) Çay.

Rengi kızıl, şarap değil,
Kışın denge ahbap değil.


133- Çilek.

Alçacık dallı,
Yemesi ballı.

134- Çilek.

Dere, tepe,
Çıngıl küpe


135- Domates.

Yeşil ağaçta kırmızı fincan.


136- Elma,

Pembe dudak,
Al yanak.


137) Fıstık.

Çıtır, çıtır yenir,
Buna eğlence denir.


138) Gül.

Şu karşıya ay doğdu,
Ayı görenler oldu.
Anası eşikteyken,
Babası beşikteyken,
Oğlunun bir oğlu oldu.


139) Haşhaş

Allah'ın işi
Tepesinde dişi

140) Havuç.

Yer altında kırmızı minare.

141) Helva.

Han gördüm, hamam gördüm,
Tuzsuz pişen aş gördüm.

142) Hindistan cevizi

Ne bakıyorsun maymun suratlı, o da Allah yapısı


143) Hindistan cevizi

Attım rafa,
Bir kuru kafa,
Yemesi tatlı,
Maymun suratlı.


144) Hurma.

Sarıdır ayva gibi,
Suludur elma gibi.


145- İğde (Urumide)

Kırmızı yastık,
İçine un bastık.

146) İğde

Bir masalım var: İçi odun pazarı, Ortası un pazarı, Dışı deri pazarı.

147) İğde.

Üç katlı bir dükkânım var: Alt katı marangoz,
İkinci katı kadifeci, üçüncü katı meşinci.

143) İncir.

Meyvesi gülsüz.

149- İncir.

Dışı deri gibi,
İçi darı gibi.

150- İncir.

Evin arkasına teke bağladım,
Boynuzunu köke bağladım.

151- Kabak.

Dışı kitli,
İçi bitli.

152- Kabak.

Uzun, uzun urganlar,
Ucunda bağlı kurbanlar.

153- Kabak.

Elemeden yoğurur,
Gün aşırı doğurur

154- Kahve.

İleri sürdüm kustu,
Geri çektim pustu.


155- Kara dut.

Zerre, zerre dal olur,
Yeşil iken al olur,
Tutacaksan hafif tut,
İki elin kan olur.


156- Kara dut.

Varma güzel yanına,
On parmağın bal olur.
Tutar isen hafif tut,
İki elin kan olur.


157- Karpuz.

Arabadan atladı
Pantolonu patladı.


158- Karpuz.

Benim bir mantom var: Dışı yeşil, içi kırmızı, düğmesi siyah.


159- Karpuz.

Allah yapar yapısını, Kul açar kapısını.


160- Karpuz.

Mantosu yeşil, entarisi kırmızı,
Bil bakalım, bu kimin kızı.


161- Karpuz.

Teptim tekerlendi,
Kestim şekerlendi.


162- Kavun.

Ah gidi âdem,
İçi dağlar badem


163- Kavun, bıçak.

Allah yapar yapısını,
Demir açar kapısını.


164- Keşir (Havuç)

Kırmızı Öküz kalkar,
Ucu yere batar.


165- Keşir,

Yer altında kızıl çivi

166) Kestane.

Dışı kazan karası,
İçi peynir mayası.

167- Kestane,

Alçacık boyu var,
Meşinden donu var.

168- Kestane.

Tencere kaynar,
Kara kız oynar.


169) Kestane.

Bir tarafı un pazarı, Bir tarafı meşin pazarı- 14


170- Kına.

Aldır alası,
Yeşildir çuhası.
Bunu bilmeyen,
Bir eşeğin sıpası


171) Kına,

Nedendir, nedendir,
Çevre kenarı bedendir.
Yeşil koydum, al çıktı,
Bilin kızlar nedendir.


172- Kızılcık.

Dere, tepe,
Çıngıl küpe


173) Kiraz.

Karşıdan baktım, al,
Ağzıma aldım, bal.


174- Kiraz

Dağlar, küpeler,
Şimdiden küpeler.


175- Kiraz.

Beyazla başladım, Yeşille işledim, Kırmızı ile işledim


176— Lahana.

Kat, kat yaprak,
Hazreti toprak,
Ya bunu bilecen,
Ya bu gece ölecen.


177- lahana.

Bahçe içinde dürülü bohça,

178- Lahana.

Kat, kat döşek,
Bunu bilmeyen eşek.


179- Limon

Ufacık fıçıcık,
İçi dolu turşucuk

130- Mercimek.

Mini, mini,
Küçük sini

131- Mercimek,

Fil, fil taşı,
Bilemezsen kıçını kaşı


132- Mercimek.

Alçacık boyu var,
Meşinden donu var


183- Mısır(Darı).

Hanım içerde,
Saçı dışarda.

184- Mısır.

Değirmene gider tadı yok,
Çörek yapar tadı var.

135- Nar.

Sarp kaya üstünde çingil asık,
içinde kavurma basık.

136- Nar.

Çarşıdan aldım bir tane,
Eve getirdim bin tane.

137- Nar.

Taht kurdum, tandır açıldı,
Kırmızı kah saçıldı.

188- Nar.

Osmancıktan sandık gelir,
Sandıkçılar yapamaz.
Arasında boncuk gelir,
Boncukçular dizemez.
Arasında mektup gelir,
Değme kâtip yazamaz.

189) Nar

Fili, fili fincan, içi dolu mercan.

189) Nergiz

Karşıdan baktım ildir ışık,
Yanma vardım, kınalı kaşık.


190) Patates

Yer altında yumrular.
Sarı, sarı kumrular.


191) Patates

Yer altında civcivli tavuk.


192) Patates

Yer altında, sarı yumurta.


193) Patlıcan

Alçacık boylu,
Kadife donlu.

194- Pamuk, çiğit

Benim bir tepem var,
Bir yanma kar yağar,
Bir yanma tolu yağar.


195- Prasa.

Yeraltında saklı dede

196- Sabun.

Bilmece, bildirmece,
El üstünde kaydırmaca.


197- Salatalık (Hıyar).

Ezel ezele gider,
Kökü mezara gider.
Anası kırklıyken,
Oğlu pazara gider.

198- Sarımsak.

Biz kırk kız idik,
Ezildik, büzüldük,
Bir fıçıya dizildik

199) Sigara.

Parasını el alır, Dumanını yel alır,


200) Soğan.
Kat, kat, katmer değil,
Kırmızıdır ama,elma değil.

201- Soğan.

Havaya atarım kırılmaz, Bir yumruğuma dayanmaz,

202- Süpürge.

Het dedim, hüt dedim,
Gel şuraya yat dedim

203- Şeftali.


204- Üzüm.

Bir yanı al,
Bir yanı beyaz
Tadı bal

205) Üzüm.

Benim bir sürü çocuklarım var;
Hepsinin de kökü çöplü.

206- Üzüm.

Alçacık dallı,
Yemesi tatlı.

207- Zeytin.

Şişi katık,
İçi kütük.



5- MANEVİ UNSURLAR İLE İLGİLİ VE DİĞER BİLMECELER

208- Akıl.

Karada bir gemi,
Başındadır yelkeni,
Nedir dümeni,
Bil bunu, göreyim seni

209- Haz. Havva.

Bir gün, bir çocuk doğmuş, ya kişi.
Annesi erkek, kendisi dişi.

210- ( İ ) Harfi.

İstanbul'da bir tane,
İzmir'de iki tane,
Adana'da hiç yok.

211- İstanbul

Lambayı üfledim,"is" dedi,
Tabağa vurdum,"tan” dedi,
Ben de sana "bul" dedim.

212- (N) Harfi var.

Denizin ortasında ne var?

213- Kur'an.

Kat, kat, yaprak,
Kadı Osman toprak
Bunu bilen bilsin,
Bilmeyen ölsün.

214- Kur'an.

Kat, kat ekmek,
Katını bükmek,
Katırın yükü,
Güzel ekmek.

215- Tanrı.
Ev sahibi, mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi.






6- EŞYALAR İLE İLGİLİ BİLMECELER

216- Altın.

Sarıdır safran gibi,
Okunur Kur'an gibi,
Ya bunu bileceksin,
Ya bu gece öleceksin


217- Altın.

Yeraltında paslanmaz,
Suya düşer ıslanmaz.


213- Araba.

Dağdan gelir, takır, makır,
Ayakları gümüş, bakır.


219- Ateş.

Kara çuval içinde.

220- Ayakkabı

Küçücük mezar,
Dünyayı gezer.


221- Ayakkabı

Bağlarım yürür,
Çözerim durur.


222- Ayna.

Bilmece, bildirmece,
Resim yapar, gündüz, gece

223- Balta.

Kıra gider yalın gibi,
Eve gelir gelin gibi.

224- Balta, balık, tazı, tavşan.

Dağda takıldar,
Suda cıbıldar,
Arşın ayaklı,
Burma bıyıklı.

225- Bardak.

Bir kızım var, geleni, gideni öper

226- Barut.

Helemez, hülemez,
Ocak başına gelemez.

227- Baston,

Ben giderim, o gider,
Önümde tin, tin eder.

228- Bel.

Dam ardında dikili direk.

229- Boncuklu.

Davul var, davulu var,
Düdük var, düdüğü var,
Çalan çalamaz,
Kulağım duymaz.

230- Cezve.

Sürdüm şişti,
Çektim küstü.

231- Çeşme. (Oluk)

Dam ardında gollik tay.

232- Çeşme.

Kulağını büktükçe ağzı sulanır

233- Çift değneği(Meses)

Gündüz akşama kadar et tartar

234- Çift değneği.

Gündüz ete batar, Akşam aya bakar.

235- Çizme.

Kulağından tuttum,
Ucuna kadar ittim.

236- Çorap, ayak

Kıllı ağzını açtı,
Çıplak içine kaçtı.

237- Çömlek.

Tek ayaklı, iki kulaklı.

23S- Davul.

Geriden baktım dağ gibi, Yanına vardım kav gibi.

239- Düdüklü tencere

Bekçi değil düdüğü var,
Hanım değil göbeği var,
Tava değil kulpu var.

240- Ekmek tahtası.

Dört ayaklı, bir kuyruklu,

241- Fitil.

Cam içinde dik durur

242- Güğüm.

At üstünde kara bezengi.

243- Hamam.

Altı taş,
Üstü taş,
İçinde binbir baş.

244- Harita.

Denizi var, suyu yok
Şehri var, insanı yok.

245- Havan.

Şakka da şukka,
Bukka da bukka,
Antika tikka,
Mantika tikka.

246) Ibrık

Benim bir oğlum var, durmadan elime işer.

247- İz

Ben giderim o kalır.

248— İplik fabrikası

Ağırır, ağırır,
Beyaz kuzu doğurur.

249- Kapı.

Gelir leyli, gider leyli,
Bir ayak üstü durur leyli.


250- Kibrit.

Benim bir askerim var, başı kara.


251- Kova (Helke).

Kuru saldım, yaş çıktı.


252- Kömür.

Çarşıdan aldım, simsiyah,
Eve getirdim, kıpkırmızı.

253- Kumbara

Kanadı var uçamaz,
Deryalara kaçamaz.
Küçücük bir evi var
Kapısını açamaz.

254- Küpe.

Etten kantar,
Kırlenti tartar.

255- Lamba.

Benim bir minarem var
Altı deniz, üstünde ateş yanar.

256- Lamba.

Kuyunun içinde mercan.

257- Lamba.

Kuyu, kuyunun içinde,
Suyu, suyunun içinde,
Yılan ağzında kırmızı mercan

258- Mangal.

Altı taş, üstü taş,
İçinde bin bir baş.

259- Mektup.

Süt burada pişti,
Kokusu Halep’e düştü.

260- Mezar.

Yeraltında kitli sandık.

261- Minare.

İçi taş, dışı taş,
Dolaş ha, dolaş.

262- Ocak.

Kara tavuk, karnı yarık.

263- Para.

Bir ufacık mil taşı,
Dolaşır dağı taşı.

264- Para.

Ebemin ak tavuğu,
Yumurtası çok tavuğu.

265- Radyo.

Benim bir kutum var,
Dünyayı anlatır

266- Saat
Çın, çın hamam,
Kubbesi tamam,
Bir gelin aldım,
Babası imam.

267— Saban, Öküz, İnsan

Âdem aklı, geldi taktı; Altı gözlü, on ayaklı.

268- Sabun bezi.

Suda çimer,
Kazığa biner.

269- Satır.

Kara tavuk,
Kıçı yoluk.

270- Sigara kâğıdı

Dağdan attım kırılmadı,
Bir tükmüğüme dayanmadı

271- Somye.

Dört ayaklı,
Tel suratlı.

272- Tabanca.

Namussuz gâvur,
Eline aldın mı bağırır.

273- Terazi.

Altı ayaklı fil,
Ortasında dil.

274- Terazi.

İki çarığı çattım,
Pencereye attım.

275- Tespih.

99 Cemaat, iki müezzin, bir imam.

276- Tüfek.

Dağa gider seslenir,
Eve gelir paslanır.

277- Traktör.

Hele, hele, helesi var,
Başında püskülü var,
Açlığından karnı gider

278- Tren.

Karşıdan baktım dağ gibi,
Yanına vardım ev gibi,
Etekleri ıslık çalıyor,
Kendisi sultan gibi.


279- Tren.

Ufak, ufak odalar,
Birbirini kovalar.

280- Ustura.

Masal, masal, matlamış,
Saç, sakal atlamış.

281- Vapur.

Karşıdan gelişi hıznan,
Gidişi bin yıldıznan.

282- Yatak.

Gece benim, gündüz evin.

283- Yatak.

Gece belada, gündüz kalede.

284- Yol.

Dedemin bir sarığı var, sararım, sararım bitmez.

235- Yuvak (Lo taşı).

Benim bir dedem var, iki deliği var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder